Facebook Google Plus LinkedIn Email

PARA STANDARDI NE DEMEKTİR ?

8 Haziran 2014 Pazar | 0 yorum


PARA STANDARDI NE DEMEKTİR ?


Ülkeler, paralarının değerini ve miktarını-ki bunlar zaten birbirlerine bağlıdırlar-belli bir esasa göre belirlerler. Böyle yapmazlar da keyfi bir biçimde hareket ederlerse parasal güzel alt üst olur, ekonomik hayatı felce uğrar. İşte ülkelerin paralarının yöntemini için kabul etmiş oldukları bu esasa para standardı denir.

 Bir para standardından söz edebilmek için şu iki hususun gerçekleşmesi olması gerekir:

1. Para birimi tanımlanmalı yani değeri saptanmalıdır,

2. Tedavüle ne kadar para çıkarılacağını belirleyen bir yöntem ortaya konmalıdır.

Bu iki husus gerçekleştiği zaman para yöntemi kefillikten kurtulmuş ve karşınıza bir para standardı çıkmış olur.

 Para miktarı ancak para biriminin değerine bağlı olarak ölçülebileceği, yani onu da içerdiği için, para standardını, sadece tedavüle çıkarılacak para miktarının belirlenmesi yöntemi olarak da tanımlayabiliriz.

 Bir yönteme göre hareket etmek, rastgele hareket etmekten iyidir, ama mutlaka en iyi hareket etmek olmayabilir. Çünkü yöntemin kendisinde kusurlar bulabilir yada zaman içine toplum koşulları değiştikçe eskide kusursuz işleyen bir yöntem bugün aksayabilir. Nitekim para standartları için durum böyledir.

Para standartlarını iki büyük guruba ayırabiliriz:

1.Maden para standardı,

2. Kağıt para standardı.

Maden para  standardında, para biriminin değeri,standart olarak alınan madene-ki bu, ya altın yada gümüştür- göre sabit tutulur ve para miktarı da bu koşula bağlı kalınarak ayarlanır. Tarihte hem altının hem gümüşün bir arada para olarak kullanıldıkları olmuştur. Buna çift maden standardı denilir. Maden para standartlarının işleyişleri aynı olduğundan, bunlardan sadece en önemlisi olan altın standardının incelenmesi yeterlidir.

 Kağıt para standardına gelince, bu standart,maden standardı gibi, birkaç cümleyle özetlenecek kadar basit ve yalın değildir.Çağımızın para sorunları bu standartta düğümlenmiştir. izleyen sorularda her iki para standardını ayrı ayrı göreceğiz.



PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

7 Haziran 2014 Cumartesi | 0 yorum


PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR ?


Her nimetin bir külfeti vardır. Buna uygun olarak para da, insanlara sağlamış olduğu yararlara karşılık ,onların karşısına bazı güçlük ve sorunlar çıkarmıştır. Bu  sorunları,

a.  Para biriminin değerinin korunması sorunu,

b.  Toplam istem hacminin ve yapısının denetlenmesi sorunu olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz.Bunları kısaca görelim.

a. Bildiğiniz gibi paranın temel işlevleri, değer ölçüsü olmak ve mübadelelere aracılık etmektir. Paranın bu işlevleri kusursuz bir biçimde yerine getirebilmesi için, her şeyden önce, kendi değerinin değişmemesi gerekir.Paranın değeri genel fiyat düzeyinde yansır. Genel fiyat düzeyinin artması, para değerinin düşmesi anlamına, azalması da para değerinin yükselmesi anlamına gelir. Yani para değerini koruma sorunu ile genel fiyat düzeyinin istikrarını sağlama sorunu aynı şeyler demektir. Sürekli olarak değeri değişen bir paranın mübadele aracı olma işlevini kusursuz bir biçimde yapamıyacağı açıktır. İnsanlar bugün kazandıkları para ile yarın ne kadar mal ve hizmet alabileceklerini bilemezlerse, işlerini planlı ve rahat bir biçimde yürütemezler.

Kaldı ki para değerindeki değişmeler yalnızca cari mübadeleler bakımından önemli değil dir.İnsanların gelir ve servet durumları da para değerindeki değişmelerden etkilenir.Gerçekten, çağımızda isanların ücret, maaş, kira gibi bazı gelirleri ve birikmiş para, alacaklar, borçlar ve öteki bazı maddi varlıkların para cinsinden ifade edilmiş bulunmaktadır. Böyle olunca, para değerindeki değişmeler, bunları etkileyerek insanların gelir ve servetlerinde beklenmedik değişmelere neden olabilmektedir.

 İşte bu nedenlerle para değerinin ya da aynı şey demek olan genel fiyat düzeyinin korunması,ekonomi politikasının çok önemli sorunudur.

b. Paranın insanlara gelirlerini harcamakta özgürlük sağlandığını biliyoruz. İşte insanlar bu özgürlüklerini kullanırlarken, sunu ve istem arasında gerek toplam, gerek bu toplamın parçaları bakımından dengesizliklere neden olabilirler. Örneğin bir yıl kazanılmış olan gelirler o yıl  içinde harcanmaz ve insanlar para biçimindeki tasarruflarını artırırlarsa ,toplam istem toplam sunumun  altına düşeceği için satışlar ve üretim azalır. Ya da örneğin dışalım mallarını yapılan harcamalar hasan artarsa, bundan yerli mal üretimi zarar görür. Benzer dengesizlikler yer bakımından da olabilir.Bir yaz, tatil yapmak için kıyı kentlerini fazla hücum olursa,buralarda  faaliyet hacmi ve fiyatlar artarken ülkenin öbür yerlerinde durumu bunun tersi olur.

 Sunu-istem  dengesizliği yalnızca fiyat düzeyini değil, aynı zamanda üretim miktarını, yani istihdam hacminide etkiler;oysa biliyoruz ki bir ülkenin istihdam düzeyinin korunması yada başka bir deyişle işsizliğe meydan verilmemesi temel bir sorundur.

PARANIN İNSANLARA SAĞLADIĞI OLANAKLAR NELERDİR?

2 Haziran 2014 Pazartesi | 0 yorum


PARANIN İNSANLARA SAĞLADIĞI OLANAKLAR NELERDİR?

Para,esas olarak mübadeleye olanak vermek ve kolaylaştırmak üzere oluşmuş, ortaya çıkmıştır. Paradan beklenen temel işlev ve yarar budurve  bunda zaman içinde bir değişiklik olmamıştır. Buna karşılık, paranın bir değer taşıyıcısı olması, başlangıçta ondan beklenen bir iş değildir. Paranın bu işlevi,öteki iki asli işlevinin zorunlu bir sonucu olmuştur. Başka bir deyişle, insanlar başlangıçta parayı bir servet biriktirme aracı görmemişler, pananın bu yönüne önem vermişlerdir. Kaldı ki, bilindiği gibi, eskiden de, şimdi de servet biriktirmenin tek yolu para biriktirmek de değildir.

 Ancak ne var ki başlangıçta istenmemiş bile olsa, paranın değer taşıyıcısı olma niteliği zaman içinde gittikçe önem kazanmıştır. Çünkü paranın bu yanı, insanlara eskiden sahip olmadıkları bazı olanaklar sağlamıştır.
Bu olanakları,

a. Gelirlerin harcanmasında zaman ve  yer olarak özgürlük sağlanması,

b. Genel anlamda tasarruf yapma olanağı sağlanması,

c. Kredi olanağı sağlaması olmak üzere üç başlık altında toplayabiliriz.

 şimdi buna kısaca görelim.

a. Malın malla değiştirildiği trampada, alım ve satım,zorunlu ve doğal olarak, aynı zamanda aynı yerde olur. Para araya girip mübadelesini, mal-para ve sonra da para-mal olarak ikiye bölünce, bu doğal ilşki kopmuş olur.Artık bir kimse elindeki malı paraya çevirdi zaman,elde ettiği parayı gene ayni anda ve aynı yerde mala çevirmek zorunda değildir.Bu işi istediği zamanda ve istediği başka bir yerde yapmak olanağına sahiptir. Demek oluyor ki para, insanlara, gelirlerini harcarlarken zaman ve yer sınırlamalarından kurtulma olanağı sağlamıştır.

b. Eğer para olmasaydı, insanlar tasarruflarını mutlaka somut biçimlerde yapmak zorunda kalırlar.Somut tasarruf da ,ya tasarruf edilen malların stok edilmesi ya da bunların ona verdiği bir yatırımın yapılması biçiminde olabilir.Oysa stok taşımak masraflı ve güç bir iştir; yatırım yapmaya eldeki tasarruf miktarı her zaman olanak vermeyebilir. kaldı ki belli bir yatırımı zorunlu olarak yapmak, özgürlüğü kısıtlayıcıdır da.

İşte para kullanımı insanları bu güçlüklerden kurtarır.Para ile istenen herhangi bir mal satın ialınabileceği için insanlar soyut ya da genel anlamda tasarruf yapmış olurlar.

c.Mal stokları biçiminde yapılmış olan tasarrufların gene ancak bu tasarrufların yapan kimseler tarafından kullanmaları gerekir. Çünkü bunların başkaları tarafından toplanarak daha büyük yatırımlar da kullanılmaları, olanaksız denecek kadar güçtür.

oysa tasarruflar para biçiminde yapıldı zaman kredi verme yolu ile başkaları tarafından kullanılmaları kolaylaşır.

Paranın insanlara sağladığı bu sürekli ek olanaklar, hiç kuşku yoktur ki bedelsiz olmamıştır. Gerçekten, bu olanaklar, kendileri ile birlikte bazı sorunlarda getirmişlerdir. 

PARAYA NİÇİN GEREKSİNİM DUYULMUŞTUR?

31 Mayıs 2014 Cumartesi | 0 yorum


PARAYA NİÇİN GEREKSİNİM DUYULMUŞTUR?


Bilindiği gibi, bir toplumda gereksinme duyulan malların tümünü herkesin ayrı ayrı etmesindense, aralarında iş bölümüne giderek herkesin belli bir alanda uzmanlaşıp buları üretmeleri çok daha zordur. Çünkü bu yolla hem daha fazla hem daha kaliteli üretim yapılabilir.Bundan ötürü, iş bölümü ve uzmanlaşma, toplumsal gelişmenin temel bir öğesidir. Başka bir deyişle, toplumların ekonomik gelişmeleri, iş bölümü ve uzmanlaşmanın gelişmesiyle bir arada yürümüştür.

 Ancak, açıktır ki iş bölümü mal mübadelesini zorunlu kılar.Üretilen mal ve hizmetler kolayca birbirleri ile değiştirilebilmelidir ki iş bölümü devam etsin ve gelişebilsin. Böyle olmazsa, o iş bölümü toplum için yararlı değil zararlı olur ve dolayısıyla yürümez,çöker.

 Mübadelenin temel koşulu, mübadele edilecek değerlerin değişim oranlarının belirlenebilmesidir. Yani örneğin bir kilo ekmek ne kadar tuz, şeker, kumaş vesaire ile eşdeğerdir, değiştirilebilir?  Önce bu husus bilinmedik malların mübadelesi olanaksızdır. Anlaşılacağı üzere bu sorun, ancak bütün malların değerleri tek bir ölçü ile ölçülebildiği takdirde çözülebilir.İşte bu ortak değer ölçüsüne para diyoruz. Bütün malları değerleri para cinsinden ifade edince ki biz buna malların fiyatı diyoruz artık bunların hangi oranlarda birbirleri ile değiştirilebileceği ortaya çıkmış olur. Örneğin eğer bir kilo ekmek 40 lira, 1 kilo tuzla 20 lira ise, 1 kilo ekmek 2 kilo tuzla değiştirilebilir demektir.

 Paranın böyle ortak değer ölçüsü olabilmesi, açıktır ki farklı nitelikteki malların ortak bir nicelik taşımakta olmalarından ötürüdür. Çünkü çeşitli mal ve hizmetlerde böyle bir ortak yan olmasaydı, bunların tek bir ölçü ile ölçülmeleri de olanaksız olurdu.

Oysa kullanım değerleri olarak mallar niteliksel farklılıklar gösterirler: Ekmek başka bir şeydir tuz başka bir şey. Bunlar tek bir ölçülüp aralarında değer farkını bulmak,bilindiği gibi, olanaksızdır. Bu nedenle çeşitli malları tek ölçü ile ölçüp karşılaştırabilmemiz için,hepsinde var olan ortak bir çözüm bulmamız gereklidir.Bunu buldum zaman, farklı malları farklı nitelikler olmaktan soyup farklı niceliklere dönüştürmüş oluruz.

Bunu buldum zaman, farklı malları farklı nitelikler olmaktan soyup farklı niceliklere dönüştürmüş oluruz.

 İştebütün mallar da var olan bu ortak öğe, hepsinin insan emeğinin ürünleri olmaları, hepsinin belli miktarlarda insan emeği içermeleridir.

 Bilindiği gibi, malların madde özü hiçbir değer taşımaz. Maddeye değer veren öğe, onu insanlara yararlı hale getirmek için harcanan emektir. Bu nedenle çeşitli malları, onların üretilmeleri için harcanmış olan çeşitli emek miktarlarının maddeleşmiş biçimleri olarak düşünebiliriz. Böylece mallar farklı niteliklerinden soyutlanıp sadece farklı nicelik olarak karşımıza çıkmış olurlar.

 Bu açıklamayı yapmaktan maksadımız para ile ölçülen şeyin insan emeği olduğunu ve dolayısıyla paranın  aslında belli bir emek miktarını temsil ettiğini vurgulamaktır.

Paranın değer ölçüsü alma işlevi,sadece mübadele yapılmasına olanak sağlar ;yoksa mübadelelerin kolaylaştırılması bakımından bir rol oynamaz. Mallar pazarda trampa yönetimiyle yani malın doğrudan doğruya malla değştirilmesi yöntemiyle  de mübadele edilebilir.Bu yöntemde, keçisini ekmek ile değiştirmek isteyen bir adamın,yalnızca ekmeğini değiştirmek isteyen bir adam bulması yetmez.ekmeğini keçi ile değiştirmek isteyen bir adam bulmasıda gereklidir.Bu mübadelelerin gelişmesini önleyici önemli bir güçlüktür.Kaldı ki trampada değiştirilecek malların miktar olarak da denk düşmeleri gereklidir. Ben eğer keçimin karşılığında sadece ekmek değil,fakat kumaş ve ayakkabıda almak istiyorsam, trampa yöntemi benim bu sorunuma çözüm getirmez. Nihayet trampa, her malın bütün öbür mallar la olan değişim oranlarını ayrı ayrı bilmeyi gerektirir. Bu da mübadelenin gelişmesini sınırlayan başlı başına önemli bir güçlüktür.

Trampanın bu güçlüklerini aşmak ve mübadeleleri kolaylaştırmak için, paranın bübadele aracı olma işlevine gereksinme vardır. İşin içine para girince, artık herkez malını önce para ile değişir ,sonrada bu para ile değiştirir,sonrada istediği bütün malları para ile satın alır.Bu durumda, ayrica, her malın teki bütün mallarla değişim oranlarını değil,fakat sadece para ile değişim oranlarını bilmekte yeterli olur.

PARANIN FONKSİYONLARI ( İŞLEVLERİ ) NELERDİR?

29 Mayıs 2014 Perşembe | 0 yorum

PARANIN FONKSİYONLARI NELERDİR?

 Paranın başlıca üç fonksiyomu vardır.Bunlar,

1. Değer ölçüsü olmak,

2. Mübadele aracı olmak,

3. Değer biriktirme aracı olmak, olarak sıralanır.

 İlk iki işlevi, parayı tanımlarken de görüştük. Tanımında da yer almasından anlaşılacağı üzere bunlar paranın asli fonksiyonlarıdır. Bu ikisi arasında da bir derecelendirme yapmak istersek, birinci sırayı değer ölçüsü olma işlemi alır. Çünkü bir mübadelenin gerçekleştirilebilmesi için, her şeyden önce, karşılıklı değiştirilecek mal yada hizmetlerin değişim oranlarının, yani birisi karşılığında ötekinden ne kadar verileceğinin bilinmesi gereklidir. Bu da ancak değiştirilecek bu her iki değerin aynı ölçü ile ölçülmesi sonucu bulunabilir. Malların değişim oranları tespit edildikten sonra, mübadelenin gerçekleşmesi için, artık paranın aracılığına mutlaka gereksinme yoktur. Mallar pekala  doğrudan doğruya da mübadele edilebilirler.

 Demek oluyor ki para, değer ölçüsü olma işlevi yanıyla, en ilkel biçimde bile olsa, mübadele için zorunlu, vazgeçilmez bir ve olduğu halde, mübadele aracı olmak yanıyla, sadece trampanın güçlüklerini ortadan kaldıran yararlı bir örneğidir. Ne var ki iş bölümünün dolayısıyla mübadelenin gelişmesine koşut olarak paranın mübadelelere  aracılık yapma işlevi giderek önemini arttırmış ve çağımızın toplumlarında artık para bu yönüyle de sadece mübadeleleri kolaylaştıran yarayışlı bir araç olmaktan çıkışmış, onsuz mübadillerin yapılmayacağı zorunlu bir araç halini almıştır.

 Bunlara karşılık paranın üçüncü, yani değer bildirme aracı olma işlevi, mübadele konusuyla ilgili değildir. Bu işlev, paranın ilk iki işlevinin zorunlu bir sonucu, bu işlevlerin bir yan ürünüdür. Gerçekten, değer ölçüsü ve mübadele aracı olduğu için para bir değerde taşır; bu nedenle para biriktirmek değer biriktirmek anlamına gelmekte, insanlara bu olanağı sağlayan bir araç işlevi de görmektedir.

PARANIN TANIMI NEDİR?

28 Mayıs 2014 Çarşamba | 0 yorum


PARANIN TANIMI NEDİR?

İnsanlar sözcüklerle ve kavramlarla düşünür bu düşüncelerini sözcükler ve kavramlarla ifade ederler.Bu nedenle, doğru düşünme bilmemizin temel koşulu, kullandığımız sözcükler ve kavramların doğru ve olabildiğince kesin bir biçimde tanımlanmış olmasıdır.Günlük yaşamda olduğu kadar bilim alanında anlaşmazlıkları yakından inceledi mi zaman bunların önemli bir bölümünün kullandım kavramların farklı tanımlanmalarından kaynaklandığını görürüz.

Böyle olunca, parayı ve para ile doğrudan ilgili konular incelemeye çalışıcam.bu yazımızda paranın tanımı ile başlamak yanlızca yararlı değil, aynı zamanda zorunludurda.Para en temel öğelerine indirgenmiş haliyle, bir toplumun değer ölçüsü olarak kullanmayı olarak tanımlanabilir.Bu tanımlamadan birbirinden bağımsız iki öğe vardır.Birinci öğretime paranın işlevleri gösterilmiştir.Bunlar, değer ölçüsü Ve ödeme aracı olma işlemlevleridir.İkinci öğede, bu işlevleri yerine getirecek olan neslinin toplum tarafından kabul edilmiş olması gereği ifade edilmiştir.



Demek oluyor ki bir nesnenin para olabilmesi için değer ölçüsü ve ödeme aracı olma işlevlerini yapabilecek nitelikle olması, hatta yapması yetmez, aynı zamanda toplumun ona bu işleri yapma görevi vermesi yani onu para olarak kabul etmesi gerekir. Gerçekten bir toplumda paranın işlevleri görebilecek birden fazla nesne bulunabilir.Örneğin, ülkemizde altın ve gümüş, banknotun işlevlerini görebilir. Nitekim eskiden fiilen işler görmüşler, para olarak kullanmışlardır. Ya da örneğin bir yabancı para, diyelim dm ya da frank, paranın işlerini kendi ülkelerinde görebildiklerine göre bizim ülkemizde görebilirler. Ama ne altın, ne gümüş ne  de  yabancı herhani bir para, bizim ülkemizde para sayılabilir.Çünkü toplumumuz bunları para olarak kabul etmemiştir.

 Paranın toplum tarafından kabul edilmesi öğesinin önemini vurgulamak için "para, herkes onu para olarak kabul ettiği için paradır" yada "parayı para yapan şey, herkesin onu para zannetmesidir" gibi tekerlemeler türünden tanımlamalar yapabiliriz.

ÇEKTİĞİNİZ RESİMLERDEN PARA KAZANMAK İSTERMİSİNİZ ?

26 Temmuz 2013 Cuma | 0 yorum




Resim ve fotoğraf makinası olanlara müjde !!!  Dijital resimlerinizden sıfır sermaye ile para kazanmaya nedersiniz? Dergilerde,billboardlarda,gazetelerde,broşürlerde,internet sayfalarında görmüş olduğunuz resimlerin kaynağını hiç düşündünüz mü? Her gün hemen hemen hepimiz internet gireriz ve bir çok resimlerle karşılaşırız.Peki bu resimlerin nereden satın alındığını biliyormusunuz? Bu resimler resim ajanslarından alınır arkadaşlar. Şimdi bir çoğunuz bedavası varken niye para ile satın alınıyor diyebilirsiniz. Eğer satın almadan ordan burdan resimleri eklemeye kalkılırsa bunun bir cezası vardır.Yani bu yasal bir olay değildir.Ülkemizde bir çok site sahipleri bunları fazla kale almazlar.Ama global faaliyet gösteren web siteleri veya bilinçli siteler bu şekilde davranmayıp fotoğraf ve grafikleri satın alırlar.Aslında bu fotoğraf ve grafiklere olan talep çok yüksek ve öyle bir talep var ki bu talepten doğru düzgün kimsenin haberi yok.



Mesela resim çekmeyi çok seven birisisiniz ve çok güzel resimler çekiyorsunuz.Peki bu resimlerden para kazansanız nasıl olur sizce! bence çok güzel olur diye tahmin ediyorum.Düşünün hem eğleniyor yani sevdiğiniz işi yapıyorsunuz hem de para kazanıyorsunuz.Peki nasıl olacak ,bu resimleri nereye yükleyecez yada nereden para kazanacağız biraz bunlardan bahsedelim.Şimdi sizlere resim yükleyerek para kazanma projesininden biraz bahsetmek istiyorum.Bu proje ile elinizdeki resimlerden veya çektiğiniz fotoğraflardan nasıl para kazanılacağı ne yapmanız gerektiği yani her şey çok güzel bir şekilde anlatılmış.

Çektiğiniz resimlerden ne kadar para kazanacağınızı hesap edebileceksiniz.Hangi resim ajansı ne tür resimlere talep gösteriyor bu rehberde bulabileceksiniz.

Eğer sizde çektiğiniz resimlerden para kazanmak istiyorsanız sizlere tavsiyem resimle kazanma projesidir.



 
Copyright © -2012 KOLAY YOLDAN PARA All Rights Reserved | Template Design by Favorite Blogger Templates | Blogger Tips and Tricks