8 Haziran 2014 Pazar

PARA STANDARDI NE DEMEKTİR ?


PARA STANDARDI NE DEMEKTİR ?


Ülkeler, paralarının değerini ve miktarını-ki bunlar zaten birbirlerine bağlıdırlar-belli bir esasa göre belirlerler. Böyle yapmazlar da keyfi bir biçimde hareket ederlerse parasal güzel alt üst olur, ekonomik hayatı felce uğrar. İşte ülkelerin paralarının yöntemini için kabul etmiş oldukları bu esasa para standardı denir.

 Bir para standardından söz edebilmek için şu iki hususun gerçekleşmesi olması gerekir:

1. Para birimi tanımlanmalı yani değeri saptanmalıdır,

2. Tedavüle ne kadar para çıkarılacağını belirleyen bir yöntem ortaya konmalıdır.

Bu iki husus gerçekleştiği zaman para yöntemi kefillikten kurtulmuş ve karşınıza bir para standardı çıkmış olur.

 Para miktarı ancak para biriminin değerine bağlı olarak ölçülebileceği, yani onu da içerdiği için, para standardını, sadece tedavüle çıkarılacak para miktarının belirlenmesi yöntemi olarak da tanımlayabiliriz.

 Bir yönteme göre hareket etmek, rastgele hareket etmekten iyidir, ama mutlaka en iyi hareket etmek olmayabilir. Çünkü yöntemin kendisinde kusurlar bulabilir yada zaman içine toplum koşulları değiştikçe eskide kusursuz işleyen bir yöntem bugün aksayabilir. Nitekim para standartları için durum böyledir.

Para standartlarını iki büyük guruba ayırabiliriz:

1.Maden para standardı,

2. Kağıt para standardı.

Maden para  standardında, para biriminin değeri,standart olarak alınan madene-ki bu, ya altın yada gümüştür- göre sabit tutulur ve para miktarı da bu koşula bağlı kalınarak ayarlanır. Tarihte hem altının hem gümüşün bir arada para olarak kullanıldıkları olmuştur. Buna çift maden standardı denilir. Maden para standartlarının işleyişleri aynı olduğundan, bunlardan sadece en önemlisi olan altın standardının incelenmesi yeterlidir.

 Kağıt para standardına gelince, bu standart,maden standardı gibi, birkaç cümleyle özetlenecek kadar basit ve yalın değildir.Çağımızın para sorunları bu standartta düğümlenmiştir. izleyen sorularda her iki para standardını ayrı ayrı göreceğiz.



7 Haziran 2014 Cumartesi

PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR?


PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR ?


Her nimetin bir külfeti vardır. Buna uygun olarak para da, insanlara sağlamış olduğu yararlara karşılık ,onların karşısına bazı güçlük ve sorunlar çıkarmıştır. Bu  sorunları,

a.  Para biriminin değerinin korunması sorunu,

b.  Toplam istem hacminin ve yapısının denetlenmesi sorunu olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz.Bunları kısaca görelim.

a. Bildiğiniz gibi paranın temel işlevleri, değer ölçüsü olmak ve mübadelelere aracılık etmektir. Paranın bu işlevleri kusursuz bir biçimde yerine getirebilmesi için, her şeyden önce, kendi değerinin değişmemesi gerekir.Paranın değeri genel fiyat düzeyinde yansır. Genel fiyat düzeyinin artması, para değerinin düşmesi anlamına, azalması da para değerinin yükselmesi anlamına gelir. Yani para değerini koruma sorunu ile genel fiyat düzeyinin istikrarını sağlama sorunu aynı şeyler demektir. Sürekli olarak değeri değişen bir paranın mübadele aracı olma işlevini kusursuz bir biçimde yapamıyacağı açıktır. İnsanlar bugün kazandıkları para ile yarın ne kadar mal ve hizmet alabileceklerini bilemezlerse, işlerini planlı ve rahat bir biçimde yürütemezler.

Kaldı ki para değerindeki değişmeler yalnızca cari mübadeleler bakımından önemli değil dir.İnsanların gelir ve servet durumları da para değerindeki değişmelerden etkilenir.Gerçekten, çağımızda isanların ücret, maaş, kira gibi bazı gelirleri ve birikmiş para, alacaklar, borçlar ve öteki bazı maddi varlıkların para cinsinden ifade edilmiş bulunmaktadır. Böyle olunca, para değerindeki değişmeler, bunları etkileyerek insanların gelir ve servetlerinde beklenmedik değişmelere neden olabilmektedir.

 İşte bu nedenlerle para değerinin ya da aynı şey demek olan genel fiyat düzeyinin korunması,ekonomi politikasının çok önemli sorunudur.

b. Paranın insanlara gelirlerini harcamakta özgürlük sağlandığını biliyoruz. İşte insanlar bu özgürlüklerini kullanırlarken, sunu ve istem arasında gerek toplam, gerek bu toplamın parçaları bakımından dengesizliklere neden olabilirler. Örneğin bir yıl kazanılmış olan gelirler o yıl  içinde harcanmaz ve insanlar para biçimindeki tasarruflarını artırırlarsa ,toplam istem toplam sunumun  altına düşeceği için satışlar ve üretim azalır. Ya da örneğin dışalım mallarını yapılan harcamalar hasan artarsa, bundan yerli mal üretimi zarar görür. Benzer dengesizlikler yer bakımından da olabilir.Bir yaz, tatil yapmak için kıyı kentlerini fazla hücum olursa,buralarda  faaliyet hacmi ve fiyatlar artarken ülkenin öbür yerlerinde durumu bunun tersi olur.

 Sunu-istem  dengesizliği yalnızca fiyat düzeyini değil, aynı zamanda üretim miktarını, yani istihdam hacminide etkiler;oysa biliyoruz ki bir ülkenin istihdam düzeyinin korunması yada başka bir deyişle işsizliğe meydan verilmemesi temel bir sorundur.

2 Haziran 2014 Pazartesi

PARANIN İNSANLARA SAĞLADIĞI OLANAKLAR NELERDİR?


PARANIN İNSANLARA SAĞLADIĞI OLANAKLAR NELERDİR?

Para,esas olarak mübadeleye olanak vermek ve kolaylaştırmak üzere oluşmuş, ortaya çıkmıştır. Paradan beklenen temel işlev ve yarar budurve  bunda zaman içinde bir değişiklik olmamıştır. Buna karşılık, paranın bir değer taşıyıcısı olması, başlangıçta ondan beklenen bir iş değildir. Paranın bu işlevi,öteki iki asli işlevinin zorunlu bir sonucu olmuştur. Başka bir deyişle, insanlar başlangıçta parayı bir servet biriktirme aracı görmemişler, pananın bu yönüne önem vermişlerdir. Kaldı ki, bilindiği gibi, eskiden de, şimdi de servet biriktirmenin tek yolu para biriktirmek de değildir.

 Ancak ne var ki başlangıçta istenmemiş bile olsa, paranın değer taşıyıcısı olma niteliği zaman içinde gittikçe önem kazanmıştır. Çünkü paranın bu yanı, insanlara eskiden sahip olmadıkları bazı olanaklar sağlamıştır.
Bu olanakları,

a. Gelirlerin harcanmasında zaman ve  yer olarak özgürlük sağlanması,

b. Genel anlamda tasarruf yapma olanağı sağlanması,

c. Kredi olanağı sağlaması olmak üzere üç başlık altında toplayabiliriz.

 şimdi buna kısaca görelim.

a. Malın malla değiştirildiği trampada, alım ve satım,zorunlu ve doğal olarak, aynı zamanda aynı yerde olur. Para araya girip mübadelesini, mal-para ve sonra da para-mal olarak ikiye bölünce, bu doğal ilşki kopmuş olur.Artık bir kimse elindeki malı paraya çevirdi zaman,elde ettiği parayı gene ayni anda ve aynı yerde mala çevirmek zorunda değildir.Bu işi istediği zamanda ve istediği başka bir yerde yapmak olanağına sahiptir. Demek oluyor ki para, insanlara, gelirlerini harcarlarken zaman ve yer sınırlamalarından kurtulma olanağı sağlamıştır.

b. Eğer para olmasaydı, insanlar tasarruflarını mutlaka somut biçimlerde yapmak zorunda kalırlar.Somut tasarruf da ,ya tasarruf edilen malların stok edilmesi ya da bunların ona verdiği bir yatırımın yapılması biçiminde olabilir.Oysa stok taşımak masraflı ve güç bir iştir; yatırım yapmaya eldeki tasarruf miktarı her zaman olanak vermeyebilir. kaldı ki belli bir yatırımı zorunlu olarak yapmak, özgürlüğü kısıtlayıcıdır da.

İşte para kullanımı insanları bu güçlüklerden kurtarır.Para ile istenen herhangi bir mal satın ialınabileceği için insanlar soyut ya da genel anlamda tasarruf yapmış olurlar.

c.Mal stokları biçiminde yapılmış olan tasarrufların gene ancak bu tasarrufların yapan kimseler tarafından kullanmaları gerekir. Çünkü bunların başkaları tarafından toplanarak daha büyük yatırımlar da kullanılmaları, olanaksız denecek kadar güçtür.

oysa tasarruflar para biçiminde yapıldı zaman kredi verme yolu ile başkaları tarafından kullanılmaları kolaylaşır.

Paranın insanlara sağladığı bu sürekli ek olanaklar, hiç kuşku yoktur ki bedelsiz olmamıştır. Gerçekten, bu olanaklar, kendileri ile birlikte bazı sorunlarda getirmişlerdir.