7 Haziran 2014 Cumartesi

PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR?


PARA NE GİBİ SORUNLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTIR ?


Her nimetin bir külfeti vardır. Buna uygun olarak para da, insanlara sağlamış olduğu yararlara karşılık ,onların karşısına bazı güçlük ve sorunlar çıkarmıştır. Bu  sorunları,

a.  Para biriminin değerinin korunması sorunu,

b.  Toplam istem hacminin ve yapısının denetlenmesi sorunu olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz.Bunları kısaca görelim.

a. Bildiğiniz gibi paranın temel işlevleri, değer ölçüsü olmak ve mübadelelere aracılık etmektir. Paranın bu işlevleri kusursuz bir biçimde yerine getirebilmesi için, her şeyden önce, kendi değerinin değişmemesi gerekir.Paranın değeri genel fiyat düzeyinde yansır. Genel fiyat düzeyinin artması, para değerinin düşmesi anlamına, azalması da para değerinin yükselmesi anlamına gelir. Yani para değerini koruma sorunu ile genel fiyat düzeyinin istikrarını sağlama sorunu aynı şeyler demektir. Sürekli olarak değeri değişen bir paranın mübadele aracı olma işlevini kusursuz bir biçimde yapamıyacağı açıktır. İnsanlar bugün kazandıkları para ile yarın ne kadar mal ve hizmet alabileceklerini bilemezlerse, işlerini planlı ve rahat bir biçimde yürütemezler.

Kaldı ki para değerindeki değişmeler yalnızca cari mübadeleler bakımından önemli değil dir.İnsanların gelir ve servet durumları da para değerindeki değişmelerden etkilenir.Gerçekten, çağımızda isanların ücret, maaş, kira gibi bazı gelirleri ve birikmiş para, alacaklar, borçlar ve öteki bazı maddi varlıkların para cinsinden ifade edilmiş bulunmaktadır. Böyle olunca, para değerindeki değişmeler, bunları etkileyerek insanların gelir ve servetlerinde beklenmedik değişmelere neden olabilmektedir.

 İşte bu nedenlerle para değerinin ya da aynı şey demek olan genel fiyat düzeyinin korunması,ekonomi politikasının çok önemli sorunudur.

b. Paranın insanlara gelirlerini harcamakta özgürlük sağlandığını biliyoruz. İşte insanlar bu özgürlüklerini kullanırlarken, sunu ve istem arasında gerek toplam, gerek bu toplamın parçaları bakımından dengesizliklere neden olabilirler. Örneğin bir yıl kazanılmış olan gelirler o yıl  içinde harcanmaz ve insanlar para biçimindeki tasarruflarını artırırlarsa ,toplam istem toplam sunumun  altına düşeceği için satışlar ve üretim azalır. Ya da örneğin dışalım mallarını yapılan harcamalar hasan artarsa, bundan yerli mal üretimi zarar görür. Benzer dengesizlikler yer bakımından da olabilir.Bir yaz, tatil yapmak için kıyı kentlerini fazla hücum olursa,buralarda  faaliyet hacmi ve fiyatlar artarken ülkenin öbür yerlerinde durumu bunun tersi olur.

 Sunu-istem  dengesizliği yalnızca fiyat düzeyini değil, aynı zamanda üretim miktarını, yani istihdam hacminide etkiler;oysa biliyoruz ki bir ülkenin istihdam düzeyinin korunması yada başka bir deyişle işsizliğe meydan verilmemesi temel bir sorundur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder